19 Nisan 2017 Çarşamba

SÖYLEYECEKLERİM ve SÖVECEKLERİM VAR







'Çalışan anne' olmayı hep anlattılar dinledik de 'diplomalı ev annesi' olmayı kimse anlatmıyor..

Burası benim kusma tasım olduğuna göre bu konu ile ilgili  içimde tutamadıklarımı anlatayım diyorum. Yaşayanın itiraf etmediği, yaşamayanınsa uzaktan ahkam kestiği bir konu..

Bin emekle okumuş, kendine bir kariyer oluşturmuş, 'sadece biyolojik özelliklerini taşıyan bir canlı dünyaya getirmek' ten öte düşünerek çocuk sahibi olmuşsan, senin 'annelik' tanımın 'elalem'in bildiği annelikten çok başka bir hal almıştır.. 'İnsan yetiştirmek' istersin.Çocuğu, yedirip, içirip, altını temizlemek yetmez bilirsin.. Bunun için de hayatın ilk yılları hayati önem taşır. O temeli sağlam yapmak için bütün imkanları zorlamak gerekir, bilirsin..Dünyaya getirdiğin canlıyı tanımak ve onun   hayatta aidiyet hissettiği ilk kişi olan annesini tanımasını istersin. Her daim tahammülü en üst noktada, hep sevecen, hep tatlı dilli, hep korumacı, hep mutlu görünen yada böyle olmaya çalışan bir anne değil bu.. Hayat böyle değil çünkü. İlk çocukluk dönemi hayatın provası ise bunu öğretecek kişi de hayatın ta kendisi gibi davranmalıdır ve bir çocuk en çok annesinin yanındayken mutludur, hissedersin, bilirsin.. Bir seçim yaparsın.. Ama her seçim bir vazgeçimdir..


'Diplomalı ev annesi' olmak için etraftan gelen seslere kulakları tıkamak gerekiyor..Çünkü 'elalem' diye bir grup var ve hayatınızın her alanına müdahale ediyor..

'Boşuna mı okudun?' diyor, 'Sen nasıl bir çocuk için bunca seneni ziyan edersin?' diyor, 'Çocuk her şekilde büyür' diyor, 'Sonra çok pişman olacaksın' diyor, 'Sen daha ne kadar evde duracaksın' diyor, 'Bir daha nasıl iş bulacaksın ki?' diyor, 'Çalışan nasıl çalışıyor?' diyor, 'Vay be nerden, nereye..' diyor, 'Nerde o eski havan' diyor, 'Aslında sen mutsuzsun da çaktırmıyorsun' diyor..

Diyor da diyor.. Bazen gözleriyle söylüyor, bazen ima ediyor, bazen de haddini aşıp 'dürüstlük' maskesi altında direkt söylüyor.. Bunlar bir ekip.. Hayatın her alanında etrafında geziniyor.. Etrafında gezinip bir akrep gibi ummadığın bir anda seni alaşağı etmek istiyor..

Çocuğunu büyüten 'diplomalı ev anne' sini toplum nasıl da hemen kayıp olarak görüyor.. Tırtıldan ümidi kesen ertesi gün kelebeği göreceğini bilmiyor.. Kalifiye bir annenin büyüteceği çocuğu kimse önemsemiyor, halbuki toplum için nasıl bir birey büyüyor kimse görmüyor..

3 senedir 'diplomalı ev anne' siyim.. Kolay mı oldu? Hiç değildi..

Gün oldu bir hafta aynı pijamayla dolaştım, gün oldu atladık arabaya 100km yol yaptım. Gün geldi tuğla büyüklüğünde çikolatayı bir çırpıda mideye indirdim. Gün geldi elimde bez bebekler diktim, gün oldu dışarıdan iş aldım, sabahlara kadar çizim yaptım.. Gün oldu oğlumla karşılıklı ağladım, gün geldi kalktım bir kek yaptım sakin kaldım.. Gün oldu kitabın aynı sayfasını defalarca okudum anlamadım, gün geldi tuvaleti dinlenme alanı olarak kullandım.. Bazen sahile indim derin nefes aldım, kalabalık içinde sessiz kaldım.. Gün oldu kimseyle görüşmek istemedim, gün geldi o kadar çok konuştum ki hiç susmadım.. Gün oldu 3 metrekare duvarı suluboya fırçasıyla çizdim boyadım, gün geldi 5 posta kahve içtim ayık kalmaya çalıştım.. Ayağımı yorganıma göre uzattım, sahip olamadıklarım için yakınmadım, vazgeçtiklerim için sızlanmadım..

Herşeyin bir bedeli vardı.. Bir seçim yaptım ve bu uğurda bir çok şeye katlandım.. Sonuçta oğlumu ve kendimi tanıdım.. Oğlum dışına dışına büyürken, ben içime içime büyüdüm.. Ona herşeyi ben öğrettim, temellerini çok sağlam attım.. O hayatın provasını yaparken ben en öndeydim, hep gözlerine baktım.. Yüzlerce mutlu anı biriktirdik.. İyi ki yaptım.. Yine olsa yine yaparım..

(Gerçekten maddi imkansızlıklar sebebiyle çalışmak zorunda olan ve bir daha sahip olamayacağı şartlarda çalışan anneleri yazımın dışında tutuyorum.Keşke Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de annelere sigortası ve maaşı kesilmeksizin 2 sene çocuğunu büyütme hakkı verilse..)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder